Bazi seyler sabun kopugu gibi tam tuttum derken yokoluyor. Bu nedenle yanimda kopuk tozu tasiyorum artik.
çeşitli pozisyonlarda, en rahat edildiği yerde/şekilde kitap okunur. bir de bunun örgü versiyonu vağ.
ze kadınıyla buharlanan gözler kendini yıkamaya alır.
uzaklarda skype cafede aile/arkadaş buluşmaları en alışık olduğumuz şeylerden biri. geldiğimden beri bazen uyurken yanı başımda, bazen de film izlerken koltuğumun altından vikleyerek çıkacağını sandığım ze kadını ile ilk defa bugün skype cafede buluştuk. kardeş adam, hayatını riske atmamış ve ze kadınına gözü gibi bakmış. bugün de ‘bak, anneye el salla’ diye gururla gösteriye çıkardı. benim buharlanan gözler ise, birbirimizi daha iyi görmek için kendini yıkamaya aldı.
böyle zamanlarda gözüm pek bir şey görmüyor. en istemediği anlar bile bir güzel geliyor: ortalıkta dolaşsan, evin güzide yerlerine işesen, onca işimin arasında seni yakalayıp ‘bak kedi kadın arızaya bağlıyorum. dikicem bi yerini, olmayacak’ diye söylenerek viledayla evde dönsem; sonra hiçbir şey olmamış gibi ben kitap okurken sızsam, sen koluma yatsan…
hazmat modine in stuttgart, 08
homer 39, venkuvirdaki ilk evim. 3 yil sonra yolda kostururken bi merhabalastik. buyumussun dedi.
Şatşat Nereye? - Yıldızsız Ülke
Güneşi hiç batmayan, gecesi bir efsaneden ibaret bir ülke Sit De Lit… Bir okaliptüs ağacının en uçtaki köküne sımsıkı sarılırsanız; toprağın, taşların ve magmanın içinden geçerek ulaşabilirsiniz ancak oraya. Şatşat ve Kunikul ise orada dünyaya geldiler.
Devasa kulakları; bir dinozor yumurtası iriliğindeki ayakları; asimetrik dişleri ve kocaman gözleriyle Şatşat, tam bir Sit De Lit yerlisi. Şimdi, hep hayalini kurduğu yıldızlara ulaşmak için pijamaları ve tavşan terlikleriyle yola koyuldu. Tabii ki en yakın dostu Kunikul ile birlikte.
Bu yolculukta Kont Eşit Kollu Terazi, tavşan kokulu silgiler, sarı bir orman, her santimetrekaresi düz olduğu halde adı Merdiven olan bir şehir, SaMan adlı bir süper kahraman, KibritKent ve daha neler neler çıktı karşılarına…
vi’ye göre elma’nın geleceği
elma aslında bestekar olacakmış: açılırken başka çalışırken başka türde besteler yapıyor. ben bir süre daha onu işin ehli rus abilerle tanıştırmazsam, elmayı yakında sahnelerde şarkıcı olarak görecekmişim.
hadi hayırlısı