December 2010
27 posts
bir zamanlar kırmızı attan pötikareli kutulara dalıp süprizler toplanırmış.
iyi uykular
vi'yi buradan alalım →
datlu mı datlu çağ ve bi bohçalarıyla çemberlitaş...
ellerinde çantaları, seke seke hamama doğru koşarken, ofisin önünde pencereme taş attılar. birimize mendil sallar edasıyla uzaktan bakışıp kikirdedik.(hemen bir application geliştirin, milenyumda nostalji-ipad’de mendil uygulaması..) bir an 5.kattan bohçalarına atlayayım dedim ama, application henüz yapım aşamasında olduğundan kalakaldım.
iki köpük de benim için sürüyorlar herhalde şuan,...
pazartesi sabahında, cumartesi gecesi verilen...
yine gerici/sinir bozucu bir geceyi atlatmış bulunmanın gevşekliğiyle, “sevgili la”
terazinin bir ucu kaçarsa, diğer uçla dengeyi...
günaydın!
by susan keys illustration
evet, bugün su&ayaklara takılmış durumdayız.
su ağaç kökleri içindir, la’nın ayakları dün gece itibariyle üşümüş haldedir.
ze, elimdeki yanık olayını sevdi
ze, bir kedi olarak ayrıca bir kedi kadın olarak tüm gün tüylerini bir öyle bir böyle yalayıp temizliyor,parlatıyor. totomdan attığım destekli yalana göre, kedilerin dilleri ve salgıları, yapısal olarak bu yalanma işlemini temizlenme işlemine dönüştürüyor.
ze, bugün yalanma işlemini benim elimdeki yanık tedavisi için kullanmakta kararlı…
aklımın gezginleri: cevapsız sorularım
yılın en uzun gecesinde merkür'ün üzerimdeki...
la'nın ibikli burnu
*2010uncu 21 aralık sabahı*
elf:sen bebekken gülerdin ve burnun yüzünde kaybolurdu, o kadar minicikti ve güzeldi. sonradan böyle oldu.
la: sonradan böyle oldu, derken?
elf: yine küçük gibi ama, ucundaki ibik oldu sonradan
istanbulda bulutların sevişesi geldi. yer gök...
bazen la da modanın kurbanları arasına katılırmış
arşivden seçki yaparken: modanın kurbanlarına yaptığım yorumları kendime yapar buldum.
olur da bir daha kakül kesme gibi bir hataya düşersem, beni uyarman için sana yazıyorum tumblrım.
bu hatayı bir de 90’ların sonunda ablamın düğününde yaptığımı hatırlıyorum. tüm fotoğrafları yok ettiysem de hala beni takip eden hatırası bile yetiyor.
nefes almak iş meselesi