şarkı söylememi daha önceden la’nın kokarca taktiği olarak tanımlayan sevgilim, kendi kendime şarkı söylememi ise “la senden dansöz olur ama şarkı olmaz.” diye yorumluyor. anlaşılan o ki bu şarkı söyleme işinde giderek ustalaşıyorum
anna laura cantone
la’ya mektup var. kıta değiştirip araya uzaklığın girmesi sayesinde bi’nin el yazısını öğrendim. elma ve çay arkadaşının bize sunduğu klavyelerin hayatımızı ele geçirdiği bir anın daha farkına varırız. niwyogk-zurik-venkuvır hattı
neighbourhood book exchange
vi sehirdeki daga, ben ise agaclara icten ice hayranlik besliyoruz
sevgili işten kaçıp, iş yaparmış gibi davranan etraftakiler,
iş yapmadığınızı ve bunun sadece gözlerimde kıvılcımlara neden olmadığını sizinle paylaştığımda, anlamamış gibi davranıyorsunuz ya, dilim de aklım da düğümlenip kalıyor.
have your cake and eat it too
bazı çocuklar isimleri hiç doğru söylenmeden büyür giderler. bkz “ela”:turkiye’de eda, dışarıda elsa.
spring comes to the backyard